İSİG Meclisi'nin il bazlı analizleri, iş cinayetlerinin ülkenin büyük bir bölümüne yayıldığını gözler önüne serdi. Raporda Bayburt ve Tunceli dışındaki 79 ilde işçi ölümleri yaşandığı belirtilirken, Yozgat da 10 can kaybıyla bu iller listesinde yerini aldı. Rapor, Yozgat'taki ölümlerin sektörlere göre dağılımına dair ayrıntılı bilgi sunmasa da, Türkiye genelindeki veriler önemli ipuçları veriyor.
Türkiye genelinde işçi ölümlerinin en çok yoğunlaştığı sektörler inşaat, tarım ve taşımacılık olarak belirlendi. İnşaat ve yol işlerinde 493, tarım ve orman işlerinde 414, taşımacılık sektöründe ise 272 işçi yaşamını yitirdi. Tarım faaliyetlerinin yoğun olduğu ve ulaşım ağının önemli bir parçası olan Yozgat için bu veriler, şehrin riskli sektörlerdeki potansiyelini de işaret ediyor.
Raporda, iş cinayetlerine yol açan başlıca nedenler de sıralandı. Trafik ve servis kazaları, ezilme ve göçükler, yüksekten düşmeler, kalp krizi ve beyin kanaması gibi durumlar, ölümlerin en yaygın sebepleri arasında yer aldı. Uzmanlar, bu trajik olayların önemli bir kısmının, alınacak etkin iş güvenliği tedbirleri ve düzenli denetimlerle önlenebilir olduğunu vurguluyor.
2025 raporunun en yürek burkan başlıklarından biri de çocuk işçi ölümleri oldu. İSİG Meclisi'nin verilerine göre, geçen yıl Türkiye genelinde 94 çocuk işçi hayatını kaybetti. Bu sayı, bugüne kadar kaydedilen en yüksek çocuk işçi ölüm rakamlarından biri olarak tarihe geçti. Rapor, çocuk işçiliğinin artışında yoksulluk, eğitimden kopuş ve güvencesiz çalışma koşullarının kilit rol oynadığını belirtiyor.
İSİG Meclisi uzmanları, iş cinayetlerinin yalnızca münferit kazalar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, aksine çalışma hayatındaki yapısal sorunların bir yansıması olduğunu ifade ediyor. Raporda, iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulanması, etkili denetim mekanizmalarının tesisi ve güvenceli çalışma koşullarının sağlanması gerektiğinin altı çizildi.
Yozgat'ın da aralarında bulunduğu pek çok ilde ortaya çıkan bu vahim tablo, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunun sadece ulusal değil, yerel düzeyde de çok daha güçlü ve kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu can kayıplarının önlenmesi için tüm paydaşların acilen harekete geçmesi hayati önem taşıyor.