Hayırsever çiftçi Bozkurt, özenle yetiştirdiği taptaze yeşil nohutları, hiçbir karşılık beklemeksizin vatandaşların kendi elleriyle toplaması için tarlasını halkın hizmetine sundu. Bu anlamlı jest, özellikle hasat zamanının yaklaştığı bu günlerde, hem taze ve doğal ürün arayan vatandaşları sevindirdi hem de komşuluk ilişkilerini pekiştiren sıcak bir atmosfer yarattı.
Erol Bozkurt, bu davranışının ardındaki motivasyonu, yürekten gelen samimi bir ifadeyle dile getirdi: "Bereketini hep birlikte paylaşmak istedik." Bozkurt'un bu sözleri, topraktan alınan ürünün sadece kişisel bir kazanç değil, aynı zamanda toplumsal bir değer ve paylaşılması gereken bir lütuf olduğu mesajını taşıdı.
Çayıralan'da yankı bulan bu örnek davranış, günümüz dünyasında giderek azalan paylaşma ve dayanışma ruhunu yeniden canlandıran, unutulmaya yüz tutmuş değerleri hatırlatan güçlü bir mesaj niteliği taşıyor. Erol Bozkurt'un bu cömertliği, yerel halk arasında takdirle karşılanırken, benzeri güzelliklerin yaygınlaşması adına da ilham verici bir rol üstlendi ve toplumsal bağları güçlendiren bir adım olarak kayıtlara geçti.