Milletlerin tarihinde, sadece yaşandığı dönemi değil, gelecek nesilleri de derinden etkileyen ve hafızalara kazınan dönüm noktaları vardır. Türkiye Cumhuriyeti için 15 Temmuz 2016, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından sahnelenen kanlı darbe girişimiyle, işte böyle bir ihanetin ve milletin sarsılmaz direnişinin simgesi haline gelmiştir. Bu menfur teşebbüs, Türkiye'nin demokrasiye olan bağlılığını ve bağımsızlık ruhunu tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.
Uzun yıllar boyunca masum bir sivil toplum kuruluşu, eğitim ve hayır hareketi kılıfı altında örgütlenen FETÖ, devletin en kritik kademelerine sızarak sinsice bir paralel yapı inşa etmiştir. Yargıdan emniyete, ordudan bürokrasiye kadar devletin kılcal damarlarına yerleşen bu örgüt, nihai hedefi olan devleti ele geçirme amacına ulaşmak için her türlü yolu mubah saymıştır. Kendi ideolojisi doğrultusunda hareket eden mensuplarıyla, ulusal çıkarları değil, örgütün karanlık gündemini önceleyen bir yapılanma oluşturmuştur.